İcra Yönetimi

Ülkemiz hukukçuları hukuk yazılımları ile, İcra programlarını kullanarak tanışmıştır diyebiliriz. Dava dosyaları avukatlara, uzun yargılama ve temyiz süreçleri sonucunda ve kısmen de başarıya bağlı olarak para kazandırırken, İcra Takip Hukuku icra takiplerinin çok daha kısa sürede kazanç getirmesi nedeni ile birçok avukat tarafından tercih edilmektedir.

Müvekkiller tarafından özellikle tecrübe isteyen dava dosyalarının daha tecrübeli hukukçularımıza yönlendirilmesi nedeni ile daha fazla enerji ve çaba gerektiren İcra Takipleri ise daha genç jenerasyon tarafından takip edilmektedir.

Ekonomik krizler, karşılıksız çıkan çek ve senetler ile son dönemlerde tırmanan kredi ve kredi kartı krizleri icra takiplerine yönelimi hızlandırmış ve icra takip programlarına olan gereksinimler de artmıştır.

Dava yanında daha basit yargılama ve uygulama mevzuatına tabii olmakla birlikte İcra Takiplerinin usule uygun yapılmaması ve takip süreçlerine uyulmaması avukata ve doğal olarak müvekkillerine para ve zaman kaybettirebilir.

Kullanıcı dosyanın İcra ve İflas Hukuku yanında Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu, 6570 sayılı kanun vs yasa hükümlerine uygun şekilde takip edildiğinden, hesaplarının yasa ve sözleşme kurallarına uygun yapıldığından, takip formları ve müzekkereler ile ilgili çıktılarının resmi mercilerce kabul göreceğinden emin olmak istemektedir.

Zira usul ve yasaya aykırı takip çıktıları kullanıcıları ve müvekkillerini zarara uğratabildiği gibi, takip sürecinde yapılan faiz, vekalet ücreti ve masraf hesapları, taahhüt ve ödeme planı uygulamaları ile Dövizli Takip uygulamalarındaki kur hesapları da bir takip programının hiçbir zaman göz ardı etmemesi gereken hususlardır.

Görüldüğü üzere avukat ve tabii ki icra takip programları kullanan kurumların İcra Takip Programlarından beklentileri de üst düzeydedir.

Kolay kullanım, kullanıcı tanımlı yapı ve seri işlem yapabilme kabiliyetleri kullanıcılar tarafından alınacak icra programlarında tercih nedeni olmaktadır.